ASYA HUNLARINDA VE GÖKTÜRKLERDE ASKERÎ YAPI

Avrasya bozkırları, tarihin başlangıcından bugüne Türklerin ana yurdu oldu. Moğolistan’dan Tuna’ya kadar milyonlarca kilometrekarelik coğrafyaya hükmeden Türkler şüphesiz ki askerî yetenek ve teknoloji bakımından üstün bir durumdaydı. Çünkü hayatta kalabilmeleri için öncelikle iyi birer asker olmak zorundaydılar. Türklerin askerî yapısında at ve demir başlıca unsur oldu. Afanesyevo ve Andronovo kültüründen itibaren konargöçer hayat içinde önemli …

Avrasya bozkırları, tarihin başlangıcından bugüne Türklerin ana yurdu oldu. Moğolistan’dan Tuna’ya kadar milyonlarca kilometrekarelik coğrafyaya hükmeden Türkler şüphesiz ki askerî yetenek ve teknoloji bakımından üstün bir durumdaydı. Çünkü hayatta kalabilmeleri için öncelikle iyi birer asker olmak zorundaydılar.

Türklerin askerî yapısında at ve demir başlıca unsur oldu. Afanesyevo ve Andronovo kültüründen itibaren konargöçer hayat içinde önemli bir yer tutan at, binek hayvanı olarak kullanmanın yanı sıra Türk ordularının temelini teşkil eden süvarilerin vazgeçilmez savaş aracıydı. Bununla birlikte Türk orduları için hayati olan diğer bir gelişme ise Karasuk kültüründen itibaren demirin kullanılmaya başlanmasıydı. Hayatta kalabilmek için daima savaşmak mecburiyetinde olan Türkler, kendi savaş aletlerini demirden imal ettiler. Netice itibarıyla Türk devletlerinin ortaya çıkışında ve geniş coğrafyalara yayılışında at ve demir, itici güç oldu.[1] Türklerin tarihte bilinen ilk devleti olan Asya Hun İmparatorluğu Dönemi’nde Çin’e pek çok akınlar gerçekleştirildi. Bu akınlar neticesinde Çin ilk defa demirin kullanımını, atın evcilleştirilmesini ve modern tarımı öğrendi. Türklerin bu gibi özellikleri sebebiyle Çin’de meydana gelen “Savaşan Devletler Çağı’nda” Çin’e karşı Hunlardan askerî destek istendi. MÖ 318 yılında gerçekleşen bu hadise neticesinde Hunların askerî yeteneklerinin farkına varan Çin, kendi ordusunda yüz yıl sürecek reformlar gerçekleştirdi. Bu reformların özünde Hunların bozkır tarzı askerî teşkilatı, silahları ve askerî eğitim biçimi yer almaktaydı. Bu dönemde Chao Devleti Hun akınlarına karşı kendini korumak maksadıyla askerî reformlar gerçekleştirdi. Chao Devleti, Hun askerî yapısını taklit etti. MÖ 307 yılında Chao halkı ata binmeyi, ok ve yay kullanmayı öğrendi hatta Hunların askerî kıyafetlerini giymeye başladı. Çünkü Hunların askerî kıyafetleri; özellikle at üstünde, rahat hareket etme imkânı veriyordu. Bir nevi Hunlardan teknoloji transferi yapan


[1] Eda Durmuş, “Eski Türklerde Askeri Yapı”, Asya Araştırmaları Dergisi, Sayı:1, Cilt: 4, s. 98.

Doç. Dr. Eray BAYRAMOL

Alaaddin Keykubat Üniversitesi Öğretim Üyesi

Devlet Dergisi

Devlet Dergisi

Keep in touch with our news & offers

Subscribe to Our Newsletter

Comments

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir