Askerlik, Türk toplumunu için bir vatandaşlık görevi olduğu kadar, toplumsal birlik, beraberlik ve dayanışmanın en önemli göstergelerinden biridir. Askerlik topluma ve Türk devletine bağlılığın/aidiyet duygusunun ete kemiğe bürünmüş hâllerinden biridir. Vatana, toprağa, bayrağa tüm millî ve manevi değerlerimize duyulan karşılıksız aşkın tezahürüdür askerlik. Askerlik aynı zamanda peygamber ocağıdır. Bu yönüyle kutsiyet atfedilmiş bir görevdir. Askerlik, toplumsal bir eğitim mekânıdır. Bireyselliği/ferdiyetçiliği törpüleyen, vatan her biri birbirinden güzel ve eşsiz illerden gelen bireylerin, vatan savunması gibi ortak bir ülkü etrafında birleştiği, birlik, beraberlik, güven ve dayanışma duygusunun pekiştiği ve dengi bir eğitimin başka hiçbir yerde bulunamayacağı bir eğitim yeridir. Odanın, yatağın, yemeğin, suyun paylaşıldığı, nefsin terbiye edildiği bir ortamdır askerlik. “Her Türk asker doğar.” derler, buradaki anlam çok büyüktür. Türk’e cenk, düğün gibi gelir. Başbuğ Atatürk’ün de dediği gibi önceliğimiz “Yurtta sulh, cihanda sulh.”tur. Toplumsal ve dünya barışı tarafındayız her zaman, ta ki birlik ve beraberliğimize, huzurumuza, vatanımıza, bayrağımıza göz dikilene kadar. Zira bunu da kimse test etme, deneme, yanılma cüretini gösteremeyecektir. Cennetmekân Atatürk neden “yurtta sulh” kelamını öncelemiştir acaba. Şüphesiz bu rastgele oluşturulmuş bir cümle veya atasözü değildir. Yurtta sulh sağlanmadan, dünyadaki sulhun sağlanamayacağı veya bir anlam ifade etmeyeceği vurgulanmaktadır. Dolayısıyla bu söylem ve ülkü, iç cephenin kuvvetlendirilmesi gerekliliği ile örtüşmektedir. Öncelikle toplumsal birlik ve beraberlik sağlanmalı, toplumsal dayanışma kuvvetlendirilmelidir. Böylelikle Türk toplumu içinde nifak tohumları ekmek isteyenlerin, vatanı bölmek, parçalamak hayali kuranların ulaşılmaz
Doç. Dr. Mutlu YORULDU
Balıkesir Üniversitesi İİBF Maliye Bölümü Öğretim Üyesi