CUMHURİYET DÖNEMİ ASKERÎ YAPI VE ZORUNLU ASKERLİK

Cumhuriyet Dönemi Türkiye’sinde askerî yapı, yalnızca savunma kurumlarının örgütlenmesiyle sınırlı kalmamış; devletin kuruluş felsefesi, yurttaşlık anlayışı, ulus devlet inşası ve güvenlik politikalarıyla birlikte şekillenmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’ndan devralınan askerî miras, Cumhuriyet’in ilanından sonra yeni bir devlet düzeni içinde yeniden tanımlanmıştır. Bu süreçte Türk Silahlı Kuvvetleri, hem ülkenin dış tehditlere karşı korunmasında hem de bağımsızlık fikrinin korunmasında …

Cumhuriyet Dönemi Türkiye’sinde askerî yapı, yalnızca savunma kurumlarının örgütlenmesiyle sınırlı kalmamış; devletin kuruluş felsefesi, yurttaşlık anlayışı, ulus devlet inşası ve güvenlik politikalarıyla birlikte şekillenmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’ndan devralınan askerî miras, Cumhuriyet’in ilanından sonra yeni bir devlet düzeni içinde yeniden tanımlanmıştır. Bu süreçte Türk Silahlı Kuvvetleri, hem ülkenin dış tehditlere karşı korunmasında hem de bağımsızlık fikrinin korunmasında temel kurumlardan biri olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti, Millî Mücadele sonucunda kurulmuş bir devlettir. Bu nedenle Cumhuriyet’in kuruluşunda ordu, yalnızca bir güvenlik kurumu değil, aynı zamanda bağımsızlığın, egemenliğin ve millî birliğin sembolü olarak da görülmüştür. Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren güçlü bir askerî yapının kurulması, devletin varlığını sürdürmesi bakımından zorunlu kabul edilmiştir. Bu anlayış içinde zorunlu askerlik uygulaması da vatandaşlık görevinin önemli bir parçası hâline gelmiştir.

Zorunlu askerlik, Türkiye’de uzun yıllardır yalnızca bir askerî eğitim süreci olarak değil, aynı zamanda vatan hizmeti, yurttaşlık bilinci ve toplumsal dayanışma anlayışıyla birlikte değerlendirilmiştir. Askerlik hizmeti sayesinde vatandaşlar, ülke savunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu bizzat tecrübe etmektedir. Bu yönüyle zorunlu askerlik, devlet ile vatandaş arasındaki bağın güçlenmesine katkı sağlayan önemli bir kurumdur.

CUMHURİYET DÖNEMİ’NDE ASKERÎ YAPININ TEMELLERİ

Türkiye Cumhuriyeti, kuruluş sürecinde büyük bir askerî mücadele vermiştir. Millî Mücadele’nin başarıya ulaşmasında düzenli ordunun kurulması, merkezî otoritenin sağlanması ve halkın savunma iradesinin örgütlü bir yapıya dönüştürülmesi belirleyici olmuştur. Bu nedenle Cumhuriyet’in ilk yıllarında ordu, yeni devletin bağımsızlığını koruyan en önemli kurumlardan biri olarak kabul edilmiştir. Cumhuriyet’in ilanından sonra askerî yapı, Osmanlı Dönemi’nden farklı olarak çağdaş, merkezî ve ulusal bir devlet anlayışı içinde yeniden düzenlenmiştir. Osmanlı Devleti’nde askerlik uygulamaları dönemlere, toplumsal gruplara

Doç. Dr. Agah Kürşat KARAUZ

Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi

Devlet Dergisi

Devlet Dergisi

Keep in touch with our news & offers

Subscribe to Our Newsletter

Comments

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir