TÜRKLERDE ORDU – MİLLET GELENEĞİ

"Türk ordusu şehadeti şeref bilen, hürriyeti haysiyetin özü kabul eden bir kahramanlık mektebidir. Metehan'dan bu yana gelen askerî nizam, Türk milletine ordu-millet vasfı kazandırmıştır. Türk ordusu Türk milletinin sinesinden doğmuştur.”          Dr. Devlet BAHÇELİ Giriş Türk tarihinin öne çıkan temel karakteristik niteliklerinden biri askerî yapılanmanın toplumsal düzenle güçlü biçimde bütünleşmiş olmasıdır. Literatürde bu yapı çoğunlukla …

“Türk ordusu şehadeti şeref bilen, hürriyeti haysiyetin özü kabul eden bir kahramanlık mektebidir. Metehan’dan bu yana gelen askerî nizam, Türk milletine ordu-millet vasfı kazandırmıştır. Türk ordusu Türk milletinin sinesinden doğmuştur.”

         Dr. Devlet BAHÇELİ

Giriş

Türk tarihinin öne çıkan temel karakteristik niteliklerinden biri askerî yapılanmanın toplumsal düzenle güçlü biçimde bütünleşmiş olmasıdır. Literatürde bu yapı çoğunlukla “ordu-millet” anlayışıyla açıklanmaktadır. Söz konusu yaklaşım, Türklerin millet olarak ordu disiplin ve düzeni özelliklerinin yalnızca profesyonel askerî gruplarla sınırlı kalmadığını; toplumun geniş kesimlerine yayılan ortak bir kültürel özellik hâline dönüştüğünü ifade etmektedir. Bu nedenle askerlik, Türklerde yalnızca savaş dönemlerine özgü teknik bir faaliyet olarak değil, toplumsal yaşamın doğal bir unsuru olarak değerlendirilmiştir. Türk devlet geleneğinde askerî yapı, güvenliğin sağlanmasının ötesinde siyasal otoritenin korunması, devlet düzeninin devam ettirilmesi ve toplumsal bütünlüğün sürdürülmesi açısından merkezî bir işleve sahip olmuştur. Devletin varlığını koruma düşüncesi ile askerî teşkilatlanma arasındaki yakın ilişki, tarihsel süreç boyunca Türk siyasi kültürünün belirleyici unsurlarından biri olarak varlığını sürdürmüştür. Öyle ki Türk tarihine bakıldığında, yabancılar tarafından Türklerin bu özelliği hep yanlış değerlendirilmiştir. Doğru olarak kabul edilen yanlışlardan biri de Türklerin savaşçı bir millet olduğudur. Oysaki Türkler savaşı seven ya da tek çarenin savaş olduğu durumu kabul eden bir millet değildir. Türk tarihini değerlendirirken görülecektir ki; savaşı seven bir millet değildir Türkler, ancak bu durum Türklerin savaşı bilmediği şeklinde algılanması da en büyük yanlışlardan biri olur. Ordu ya da asker olmakla, savaşçı olmak farklı değerlendirilmelidir. Türk toplumunda; Her Türk asker doğar.” sözü Türk toplum hayatına her alanda yerleşmiş, toplumsal düzenin ve disiplininin de vurgusu yapılmıştır.  Türklerde ordu-millet anlayışının tarihsel arka planını, zaman içerisinde geçirdiği dönüşümü ve Türk devlet yapısı

Prof. Dr. Hakan AKDAĞ

Mersin Üniversitesi Öğretim Üyesi

Devlet Dergisi

Devlet Dergisi

Keep in touch with our news & offers

Subscribe to Our Newsletter

Comments

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir